8 MAYIS DÜNYA TALASEMİ GÜNÜ
17 Ağustos 2021

talasemi.jpg

Talasemi yada diğer adıyla Akdeniz anemisi anne ve babadan çocuklara kalıtsal olarak geçen, önlenebilir bir kan hastalığıdır. Ülkemizde 1.300.000 talasemi taşıyıcısı ve 4.500 kadar beta talasemi hastası vardır. Akraba evliliği ülkemizde sık olup bunların çoğunun 1. derece akrabalar(kuzenler) arasında yapılması, genetik geçişli bu hastalığın görülme sıklığını artırmaktadır. 

Hastalığın ortaya çıkması için anne ve babanın bu hastalığın taşıyıcısı olması gerekmektedir. Her iki ebeveyn taşıyıcı ise doğacak her çocuk %25 olasılıkla sağlıklı, %50 olasılıkla taşıyıcı ve %25 olasılıkta hasta olacaktır. Anne ve babadan biri taşıyıcı ise %50 olasılıkla sağlıklı, %50 olasılıkla taşıyıcı bebek doğabilir. Ancak taşıyıcı olan birey hafif kansızlık dışında sağlıklı olduğu için bu hastalığı taşıdığını bilmez.

Talasemi kendisini deride solukluk, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, gelişme geriliği gibi belirtilerle gösterir. Talasemi hastaları ağır derecede kansız olup bu belirtilere ek olarak, karaciğer dalak büyümesi sonucu karın şişliği, kafa ve yüz kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ile karşımıza çıkar.

Talasemi hastalarında tedavi oldukça zordur, hasta ve ailesi için oldukça yıpratıcıdır. Bu hastalığın kontrolünde en etkili yöntem her ikisi de taşıyıcı olan çiftlerin bilinmesi ve çocuk sahibi olmadan önce genetik danışmanlıktan yararlanmaları dolayısıyla hastalığın ortaya çıkmasının önlenmesidir. Hemoglobinopati Kontrol Programı kapsamında, evlenecek olan çiftler aile hekimlerinde ücretsiz olarak yapılan kan tahlili ile taşıyıcılık açısından taranmaktadır